button my eyes.

There was also a haughty black cat, who set on the walls and tree stumps and watched her but slipped away if ever she went over to try to plat with it.

February 12, 2013 at 6:53am
0 notes

11.02.2013 

Gece saat 12.00 civarlarında Nilüfer Turizm’in servisindeydim (Esenler’e ulaşmak üzere) ve serviste sadece ben vardım. Şoför Esenler’e varana kadar konuştu. “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır, atalarımız boşuna söylememiş” diyerek de son noktayı koydu. Buraya not düşülsün.

September 23, 2012 at 12:11pm
2,005 notes
Reblogged from adventuretime
adventuretime:

Adventure Time #11 Scheduled for December
To heck with Ice Cream Day, this December’s celebratory highlight will be the comic book release of Adventure Time #11 from kaboom! And while everyone’s now on the edge of his or her seat for Adventure Time #8 to go on sale next Wednesday, Bleeding Cool is already showing off the covers of número once. There are four of them, and with the artists being Chris Houghton, Tom Waga, Logan Faerber, and Paul Pope, you’d think they’re going to be pretty spectacular. And you’d be right.
Cover B art by Tom Waga.

adventuretime:

Adventure Time #11 Scheduled for December

To heck with Ice Cream Day, this December’s celebratory highlight will be the comic book release of Adventure Time #11 from kaboom! And while everyone’s now on the edge of his or her seat for Adventure Time #8 to go on sale next Wednesday, Bleeding Cool is already showing off the covers of número once. There are four of them, and with the artists being Chris Houghton, Tom Waga, Logan Faerber, and Paul Pope, you’d think they’re going to be pretty spectacular. And you’d be right.

Cover B art by Tom Waga.

June 3, 2012 at 2:05am
1,873 notes
Reblogged from devidsketchbook

escapeintolife:

Artist Laurent Chéhère #art #photography 

(Source: web.mac.com)

April 5, 2012 at 2:30am
1,832 notes
Reblogged from chanelisnotdead
olgadeyceksinbana:

bu gece paylaşacağım tek ve en erotik post bu :(

olgadeyceksinbana:

bu gece paylaşacağım tek ve en erotik post bu :(

(via gokceirem-deactivated20130131)

April 3, 2012 at 4:58pm
350 notes
Reblogged from artforadults

emosloppy:

artforadults:Felix Mas

seen on bookspaperscissors

this made me gasp. Beautiful.

March 24, 2012 at 3:45pm
3 notes

Kendine has ağır kokusu ve çirkin insanlarıyla amacı mümkün olduğunca insanı içine alarak ve mümkün olduğunca trafiğe takılmadan Ulus’a gitmek olan dolmuştan metroya binmek üzere indim. İner inmez arabaların vızır vızır geçmekte olduğu yoldan karşıya geçtim ve sevimsiz güvenlik görevlileriyle dolu metro girişine ulaştım. Ankara’da belediyeye ait taşıtlara binerken kullandığımız, günde kim bilir kaç tane ağacın kesilmesine sebebiyet verdiğini basit hesaplarla hesaplayamayacağımız “indirimli bilet”imi turnikenin yeşil kutucuğundaki bölmeye narin bir hareketle ittirdim. Böylece turnike sadece bir kişinin geçebilmesini sağlayacak kadar dönecek ve Ankara’da toplu taşımanın göz bebeği sayılan metroya binebilmem için bana izin verecekti. Aynen de öyle oldu. Turnikeden geçtim; paso soran güvenlik görevlisine “paso”suz Odtü öğrenci kimliğimi kendisine her “paso” soruluşunda “paso”lu kimliğini gereksiz bir gururla gösteren ve muhtemelen de derslerinde başarılı olan bir öğrenci edasıyla gösterdim. Dış görünüşüm kestiğim bu role oldukça uygun olduğundan da ya fark edip ses etmedi, ya da gerçekten fark etmedi yaptığım bu minik oyunu sevgili güvenlik görevlisi.

Güvenlik görevlisi de sorun çıkarmadığına göre artık rahatça merdivenlerden aşağıya inip evime biraz daha yaklaşmamı sağlayacak metroya gönül rahatlığıyla binebilecektim. Evet, biraz daha, çünkü metrodan indikten sonra bir de otobüse binmem gerekecekti. Tam gözümü hedefime yani merdivenlere dikmiş o tarafa doğru yürüyordum ki, hedefimden akın akın insanlar çıkmaya başladı. Bunun anlamı bineceğim metronun az önce gelmiş olduğu ve şu anda da kapılarını kapatıp yoluna devam edecek olmasıydı. Anlayacağınız metroyu kaçırmıştım ve bir sonraki metroyu beklemek zorundaydım.

Biraz keyfim kaçtı. Keyfim kaçtı çünkü belli saatlerde kalktığı için bu metroya binebilsem ancak yetişebileceğim 19:20 Kardelen otobüsüne yetişemeyecektim artık. Ne bileyim, belki 19:20 otobüsüne ara ara özlediğim eski sevgilim binecekti ve ben şu aptal metroyu kaçırdığım için onu görme fırsatını kaçırmıştım. Belki sadece onu görmeyecektim, biraz da sohbet edecektik. Bu aralar ne yaptığımı soracak ve belki görüşmek isteyecekti. Belki tekrar sevgili olacak ve sevgililik müessesemizi bu sefer ayrılarak değil de evlenerek bitirecektik. İkiz çocuklarımız olacaktı. En sonunda da bir trafik kazasında ölecektik. Ben istemsiz bir şekilde bu saçmalıkları düşünürken bir sonraki metronun istasyona girmek üzere olduğunun göstergesi niteliğinde bir hava akımı oluştu istasyonda. Sabahtan beri derse girip çıkmış, ders aralarında da fizik çimlerinde yatmış olduğum için de normalde zaten pek düzenli olmayan saçlarım iyice dağılmış; istasyonda oluşan sahte rüzgar da bu fırsattan yararlanıp yüzümün kenarındaki çoktan özgürlüğünü ilan etmiş saçlarımı uçuşturmuştu. Metroyla birlikte rüzgar da yavaşladı, saçlarımdaki hareket durağanlaştı. Uzun yıllardır metroya biniyor olmanın kazandırdığı bir ustalıkla, hızlı ve çakal bir hamleyle hemen en boş görünen vagonu seçtim ve metro duracağında kapıların nereye denk geleceğini göstermeye yarayan oklardan birinin yanına iliştim. Metro durdu, hemen önümde açılıveren kapıdan içeriye süzüldüm. Oturacak yer yoktu, ayakta dikilmeye başladım. Bir yandan acaba hangi koltuk boşalır diye bakınırken bir yandan da metronun camındaki aksimi kesiyordum. Gerçekten de çok dağınıktı saçlarım.

Aklım az önce istasyonda düşündüğüm saçma fikirlere takıldı tekrar metroya bindiğimde. En tenha vagonu seçme ve metro durduğunda tam kapının önünde bulunabilme çabalarım düşüncelerimden biraz olsun uzaklaştırmıştı beni ama belli bir süre vagon içinde stabil duracağımdan düşünceler tekrar belirmişlerdi kafamda. Ne kadar da saçmalamıştım öyle. Eski sevgilimi özlediysem onu otobüste görmeyi beklemem anlamsızdı. Numarası vardı, rahatlıkla arayıp görüşmek istediğimi söyleyebilirdim. Hem zaten o otobüse binmesi çok zor bir ihtimaldi çünkü saat 11’den önce eve dönmezdi. Hatta hafta sonu eve dönmesi bile beklenmezdi. Kesin gece yarılarına kadar Sakarya’da içer, sonra da sabahı bir arkadaşının evinde ederdi. Sabah da ağzındaki o iğrenç tat ve kokuyla tıpış tıpış evine dönerdi. Evet, kesin böyle olacaktı.

Belki de 19.20 otobüsündeydi. Ama artık bu önemsizdi. Ben çoktan metrodan inmiş, 19.40 otobüsünün kalkmasını bekliyordum çünkü. O tren çoktan kaçmıştı.

February 5, 2012 at 5:56am
0 notes

gölge oyunu →

January 28, 2012 at 5:59pm
0 notes

unutmamak için. →

November 11, 2011 at 9:03am
0 notes
Roads to Koktebel. aylardır ismini hatırlayamadığım film. sonunda hatırladım.

Roads to Koktebel. aylardır ismini hatırlayamadığım film. sonunda hatırladım.

November 10, 2011 at 6:56pm
31 notes
Reblogged from escapeintolife
escapeintolife:

 MP3: I’m Gonna Try by Shimmering Stars « Escape Into Life *new comments 

escapeintolife:

 MP3: I’m Gonna Try by Shimmering Stars « Escape Into Life *new comments